KENT KULAK BURUN BOĞAZ

17.11.2019

Turgutreis cad. No:25 Anadolu Meydanı (Tandoğan)/ ANKARA

Allerji

Ama o da ne! Bazılarımız o kadar da mutlu değil. Onlar gene yorgun, sanki hiç uyumamışçasına şiş gözlerle bakıyorlar baharın dansına, burunları, eriyen karların oluşturduğu bir çağlayan gibi. Hapşırıkları gün sonu yağmurlarına eşlik eden gök gürlemesini andırıyor adeta. Üstelik bu durumdakilerin sayısı hiç de azımsanacak kadar değil; Her beş kişiden bir tanesi bahar mutsuzu… Neymiş şu allerji? Neden toplumun % 20’sini etkiliyor? 

Allerji, vücudumuzun dış ortama açık bölümlerinden (cilt, göz, ağız, burun gibi) içeriye giren çeşitli organik ve inorganik maddelere karşı ortaya çıkan bir tür savunma mekanizmasıdır. Yani bedenimiz dışarıdan gelen bu etkenleri bir “yabancı cisim” olarak algılar ve onları dışarıya atmaya çalışır. Aslında bu dışarıdan gelen ve allerjen adı verilen maddeler toplumun büyük bölümü için zararsız maddelerdir. Ama onlara karşı aşırı duyarlılık geliştirenler için ise, zararlı kabul edilerek dışarıya atılmaya çalışılır. Bizi çok rahatsız eden hapşırma ve öksürme, gerçekte bu atılıma yardımcı olan birer savunma mekanizmalarıdır.

Allerji genetik bir hastalıktır. Ailevi geçiş gösterir. Anne ya da babalarından allerjiye sebep olan genleri alan kişiler her zaman allerjik reaksiyon göstermeyebilirler. Allerjenlerle yeterli sürede temas sonucu ona aşırı duyarlılık gösterenler, allerji hastaları olarak kabul edilirler. Buna karşın genetik olarak bu potansiyeli taşırken henüz allerjik reaksiyon oluşmayan bireyler için atopi kavramından bahsedilir. İşte bu allerjik reaksiyonu gösteren kişiler toplumların % 20’sini oluştururken, atopik yapıdakiler yani birim zamanda allerjik reaksiyon gösterebilecek bireyler göz önüne alındığında bu oranlar daha da yükseğe çıkmaktadır.

Allerji yapan şeyler nelermiş?

Her şeye allerjiniz olabilir; Polenlere, kimyasallara, ilaçlara, yiyeceklere… Ama eşinize, iş arkadaşınıza ya da patronunuza olan allerjiniz konumuz dışında kuşkusuz.Allerjenler arasında ağaç, çimen, ot, çayır polenleri, ev tozları, akarlar, küf-maya mantarları, çeşitli hayvan kıl ve döküntüleri, yiyecekler, ilaçlar, çeşitli boya ve tat verici kimyasallar sayılabilir.

Bunlar vücudumuza ağız, burun, göz, deri gibi dış ortama açık yerlerden girerek, bağışıklık sistemimizin bu konuda hassaslaşmış hücreleri tarafından tanınırlar. Bu tanınma sonucu, aslında zararsız kabul edilen allerjenler hızla dışarıya atılmaya çalışılır. Ciltte gördüğümüz kabartılar, burun akıntıları hapşırmalar, öksürmeler, göz yaşarmaları gibi allerji belirtiler gerçekte, allerjeni vücuttan uzaklaştırma çabalarıdır.

Allerji hep bahar döneminde mi etkilidir?

Kimi polenler için geçerli olan bu mevsimsel özellik birçok allerjen için söz konusu değildir. Bu nedenledir ki, sadece belli mevsimlerde görülmesi durumunda “Mevsimsel Allerji”, her zaman olması durumundaysa “Yıl Boyu Süren Allerji”den bahsedilir. Polenlerin mevsimsel dağılımı sebebiyle bunlara bağlı allerjide de mevsimsel özellik gösterir. İlkbahardan son bahara kadar uzanan dönemde allerjik etki yapan polenin cinsine göre belirtiler ortaya çıkabilir. Buna karşın yıl boyu süren allerji, ev ortamında her daim bulunan ve keratin içeren deri ve saç gibi yapılarla beslenen akarlarla orta çıkabilir. Aynı zamanda küf mantarları, besinler ve hayvan dokuları da kişinin her hangi bir zamanda bunlarla karşılaşmasına bağlı olarak etki gösterirler.

Allerjik miyim?

Allerji tanısı vücudun allerjene verdiği tepkinin ölçüldüğü çeşitli tanı yöntemleriyle konulur. Deri testleri en başta gelen tanı yöntemlerindendir. Allerjik etki yapma potansiyeli olan maddeler uygun konsantrasyonlarda deri içerisine verilir ve oluşturduğu kızarıklık şeklindeki reaksiyon ölçümlenerek tanı konulur. Bir başka yol ise kan yoluyla tarama yapmaktır. Allerjen vücuda girdiğinde, bunları tanıyan ve organizmayı allerjenlere karşı savunan hücreler aracılığıyla İmmünglobülin E denilen bir madde salınır. Her allerjene karşı spesifik bir İmmünglobülin E yanıtı oluşur. Bunların saptanmasıyla allerjik etki yapan madde saptanabilir. Ancak bu yol deri testine göre daha az duyarlıdır. 

Tedavisi var mı? Nasıl korunabilirim?

Allerji tedavisinden söz ederken iki farklı kavram göz önüne getirilmelidir. Birincisi allerjene karşı ortaya çıkmış olan aşırı duyarlılık reaksiyonunu en aza indirmek ya da ortadan kaldırmak. Bu yol immünoterapi ya da bilinen adıyla aşılama denilir. Saflaştırılmış allerjen az miktarlarda cilt yoluyla hastaya verilir ve böylece savunma hücrelerinin allerji yapıcı özellikteki maddeyi normal olarak algılaması sağlamaya çalışılır. Her tür allerjen için başarı şansı çok yüksek olmasa da, arı sokmasına karşı allerjisi olanlarda bu tedavi yaşam kurtarıcıdır.

Diğer tedavi yolu ise allerjinin yarattığı tabloların düzeltilmesidir. Bu amaçla en sık antihistaminik dediğimiz ilaçlar kullanılmaktadır. Bu yolla kaşıntı, burun ve göz akıntısı, hapşırma ve öksürme gibi bulgular kontrol altına alınabilir. Ayrıca, çok düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, göz damlaları, chromalin sodyum içeren göz damlaları, burun spreyleri, ağız yoluyla ya da iğne formunda kortizon, leukotriene reseptör bloklayıcıları gibi birçok ilaç tedavide kullanılmaktadır. Bu ilaçların tümü allerjenin hastada oluşturduğu sorunları gidermeye yöneliktir.

Korunma allerjide çok önemli yer tutmaktadır. Özellikle ev tozu, akar allerjisinde halı, kilim, pelüş gibi toz tutucuların ortamdan uzaklaştırılması, akarların yaşadığı yatak örtülerinin 60 derecede ve haftada bir kez yıkanması, kedi, köpek, kuş gibi hayvanların evden uzaklaştırılması, polenleşmenin en yoğun olduğu dönemlerde çayır, bahçe, piknik alanları gibi yerlerde çok bulunulmaması önerilir. Allerji yapan besinlerin diyetten çıkartılması, evlerde özellikle nemli bölgelerde yer alan küf mantarlarının yerleşimine izin verilmemesi önerilir.

Allerji çok uzun soluklu olunması gereken bir hastalıktır. Bu nedenle hastaların mutlaka KBB, Göz, Göğüs Hastalıkarı ve Allerji uzmanları tarafından değerlendirlmeleri ve hekim önerilerine mutlaka uymaları gereklidir.

KENT'ten haberdar olun!